Ana sayfa Teknoloji Sosyal medya Tatil Değil Salgın: Akademisyenlerin ‘Acı Espriler’ İle Mücadelesi

Tatil Değil Salgın: Akademisyenlerin ‘Acı Espriler’ İle Mücadelesi

3294
0
[Mika Baumeister/Unsplash]

‘’Üretkenlikle ilgili şakalar akademinin ‘Her zaman açık’ şeklindeki zararlı kültürünü saklıyor’’ diyor Daphne S. Ling.

İnternetin espritüel kişileri COVID-19 dönemindeki üretkenlikle ilgili şakalar yapmaya devam ediyorlar. Isaac Newton yerçekimini bulduğunda ve Calculus üzerinde teoriler sunduğunda bizim dönemimizde yaşanan gibi bir salgın vardı diyorlar ve not olarak, Shakespeare’in de oyunlarından bazılarını dışarıdan izole şekilde yazdığını söylüyorlar.

Popüler düşüncelerden bir diğeri de bu salgının en çok akademisyenlere yaradığını yönünde. Çünkü bu süreçte yazabilecek zaman buldular. Bu tarz, ‘yeterince çaba sarf edilmediği’ mesajını veren şakalar hepimiz hayatımızda espriler yapmamıza rağmen akademi için oldukça zararlı. Akademisyenler de hepimiz gibi insan ve tıpkı herkes gibi onlar da yoruluyor, uykusu geliyor, yalnızlık yaşıyor, üzülüyor ve endişe ediyor. Tüm bu faktörler, yapılan işin kalitesini etkiliyor. Zahmetsiz olan bir şeyin tamamlanması veya çalışılması için motivasyon bulmanın zor olması tesadüf değildir.

Çoğumuz bir mücadele içindeyiz. Yardımcı doçentler kadrolu memuriyetin kapanmasının onları nasıl etkileyeceği konusunda endişeli, yükseklisans öğrencileri de araştırmalarının ilerlemesi ve para konusunda endişeli. Laboratuvarlar hayvan kolonilerini elden çıkarmak zorunda ve herkes fon konusunda endişe duyuyor. Kısacası, çoğumuzun mücadele ettiği ve endişe duyduğu şeyler var koronavirüs salgını sürecinde. İş piyasasında olanlar – yeni mezunlardan yardımcı fakülteye kadar – işe alım tekliflerinin iptal edildiğini veya işe alımların dondurulması nedeniyle bazı pozisyonların ortadan kaybolduğunu görüyorlar.

Şu an önemli olan üretkenlik değil

Çoğumuz bu endişelerin yanında başka şeylerle de uğraşmak zorundayız. Örnek olarak güvencesi olmayan konaklama, gıda ve finansal konulardaki belirsizlik, çocuk ve yakınların beklenmeyen bakımı, kronik fiziksel hastalıkların ve zihinsel sağlık mücadelelerinin şiddetlenmesi gösterilebilir. Korkularımız, mücadelemiz, kaderimiz ve kederlerimiz bu süreçte nredeyse aynı. Fakat hepimizin kaynaklara aynı şekilde ulaşma imkanımız olmadığı için bazılarının mücadelesi bizimkiyle aynı görünmüyor. Üretkenlikle ilgili aşağılayıcı mesaj ve şakalar, destek ağları kesilmiş akıl sağlığı ile mücadele eden insanlar için rahatsız edici oluyor.

Daphne S. Ling ‘’Twitter yayınlarım akademisyenlerin daha üretken olmama suçuyla can çekişiyor. Bizim ‘Her zaman açık’ kültürümüz iki koşulla birlikte gelir: Yayınla ya da yok ol’’ ifadesini kullanıyor.

Fakat şu an her zamankinden daha fazla olması gereken, üretkenlik yerine kişisel bakıma odaklanmak. Bu salgın süreci şakası bile yapılsa elinden gelenin en iyisini yap süreci değil. Salgın sürecinde evden çalışmak, ne her zamanki gibi klasik iş ne de genişletilmiş bir tatil. Ve biz bunu böyle görmeye acilen son vermeliyiz.

Evinizde ekmek mayalayın, eşi bulunmamış çorapların eşini bulun, ne olursa olsun kaybettiğiniz insanlar için üzülmeye devam edin, kendinizi biraz gevşetin ve rahatlamanıza izin verin ki, 2020’yi lütfen birlikte güçlü bir şekilde atlatalım. Çalışmak istememeniz çok normal ve bunu dile getirmeniz de bir o kadar normal.

Son haberler: